C Vitamininin Gücü, Aynı Zamanda Zorluğudur
C vitamini uzun yıllardır dermokozmetik formülasyonların en çok ilgi gören aktiflerinden biri.
Antioksidan özellikleri, cilt tonu görünümüne yönelik kullanımı ve kolajen sentezindeki biyolojik rolü nedeniyle özellikle yaşlanma belirtilerine yönelik bakım ürünlerinde karşımıza çıkar.
Fakat laboratuvarda C vitaminiyle çalışmanın önemli bir zorluğu vardır:
C vitaminini formüle eklemek kolaydır. Onu stabil tutmak ise çok daha zordur.
Özellikle saf C vitamini olarak bilinen L-askorbik asit, ışık, oksijen, sıcaklık ve formülasyon koşullarından etkilenebilir.
Bu nedenle etikette yüksek bir yüzde görmek, tek başına iyi bir C vitamini ürünüyle karşı karşıya olduğumuzu göstermez.
C Vitamini Neden Bozulur?
L-askorbik asit oksidasyona yatkındır.
Ürün her açıldığında ambalajın içerisine giren hava, ışığa maruz kalma ve uygun olmayan saklama koşulları zaman içerisinde formülün stabilitesini etkileyebilir.
Oksidasyon ilerledikçe üründe renk değişimleri görülebilir. Formülün başlangıçtaki görünümünden sarı, turuncu veya daha koyu tonlara doğru belirgin şekilde değişmesi değerlendirilmesi gereken işaretlerden biridir.
Fakat yalnızca renge bakarak bir ürünün etkinliği hakkında kesin hüküm vermek de doğru değildir. Formülün diğer bileşenleri de ürünün doğal rengini etkileyebilir.
Stabilizasyon Nasıl Sağlanır?
İyi bir C vitamini formülü yalnızca aktif madde seçimi değildir; bir sistem tasarımıdır.
Formülatörün önünde farklı seçenekler bulunur.
Saf L-askorbik asit kullanılacaksa pH, çözücü sistem, antioksidan kombinasyonları ve oksijenle temas gibi birçok değişken birlikte değerlendirilir.
Başka bir yaklaşım ise daha stabil C vitamini türevlerinden yararlanmaktır.
Örneğin 3-O-Ethyl Ascorbic Acid, Sodium Ascorbyl Phosphate, Magnesium Ascorbyl Phosphate veya Ascorbyl Glucoside gibi türevler kozmetik formülasyonlarda kullanılabilir.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır:
Daha stabil olmak, otomatik olarak daha etkili olmak anlamına gelmez.
Her C vitamini formunun kimyasal özellikleri, kullanım amacı ve arkasındaki bilimsel veri farklıdır.
Peki Yüzde Ne Kadar Önemli?
Tüketici olarak genellikle ambalajdaki büyük rakamlara bakıyoruz.
%10 C vitamini.
%15 C vitamini.
%20 C vitamini.
Fakat formülasyon açısından benim ilk baktığım şey yalnızca bu sayı değildir.
Hangi C vitamini formu kullanılmış?
Hangi ortamda tutuluyor?
Formülün pH sistemi nasıl?
Oksidasyona karşı nasıl korunuyor?
Ambalaj aktif maddeyi ne kadar koruyor?
Çünkü yüksek konsantrasyonda fakat hızla bozulan bir aktif, iyi tasarlanmış bir formülden daha değerli olmak zorunda değildir.
Ambalaj, Formülün Bir Parçasıdır
Kozmetikte ambalaj çoğu zaman tasarım unsuru olarak görülür.
Ben ise özellikle hassas aktiflerde ambalajı formülasyonun devamı olarak değerlendiriyorum.
C vitamini gibi oksidasyona duyarlı bir formülü şeffaf bir ambalajda yoğun ışığa maruz bırakmak ile ışık geçişini azaltan ve ürünün hava ile temasını sınırlayan bir sistem içerisinde korumak aynı değildir.
Opak veya ışığı sınırlayan ambalajlar, uygun pompa sistemleri ve ürünün gereksiz hava temasını azaltan tasarımlar formülün korunmasına katkıda bulunabilir.
Bu nedenle laboratuvarda formül tamamlandığında işimiz her zaman bitmiş olmaz.
Formülün hangi ambalajın içerisinde yaşayacağını da düşünmek zorundayız.
Banyodaki Raf da Formülasyonun Devamıdır
Ürün laboratuvardan çıktıktan sonra kontrol artık kısmen kullanıcıya geçer.
Bir C vitamini ürününü doğrudan güneş alan bir yerde veya uzun süre yüksek sıcaklığa maruz kalacağı koşullarda saklamak yerine, üreticinin saklama talimatlarına uygun şekilde muhafaza etmek önemlidir.
Ambalajın kapağını veya pompasını açık bırakmamak da gereksiz hava temasını azaltmaya yardımcı olur.
Çünkü stabilite yalnızca üreticinin sorumluluğunda başlayan bir süreç değildir; ürünün nasıl saklandığıyla devam eder.
İyi Formül, İlk Gün Değil Son Gün de Düşünülerek Tasarlanır
Bir formül geliştirirken benim için soru yalnızca:
“Bugün ne kadar güçlü?” değildir.
Asıl soru şudur:
“Bu formül kullanım süresi boyunca karakterini ne kadar koruyabiliyor?”
C vitamini bunun en iyi örneklerinden biridir.
Yüksek yüzde dikkat çekebilir. Uzun bir içerik listesi etkileyici görünebilir. Güzel bir şişe ürünü satın aldırabilir.
Fakat iyi formülasyon bunların arkasındaki görünmeyen dengeyle ilgilidir:
Aktif madde + formülasyon sistemi + stabilite + doğru ambalaj.
Çünkü bazen bir aktifi formüle koymaktan daha zor olan şey, onu orada koruyabilmektir.